Bugun...


Ahmet Arslan


Facebookta Paylaş









Şefaat ve Himmet nedir?
Tarih: 12-11-2016 15:16:00 Güncelleme: 05-11-2017 02:29:00


Şefaat günahkâr kişilerin af edilmesi ve itaatkâr müminlerin de yüksek mertebelere yücelmeleri için Resulullah (S.A.V.) Efendimizin Cenabı Allah’tan niyazda ve ricada bulunmasıdır. Her ne kadar zahiren böyle deniyorsa da Allah’tan hidayet, Resulullah (S.A.V.) efendimizden şefaat, pirandan himmet, müminlerden de dua müstecaptır, buyurulmuştur. Bu sözleri incelediğimizde Allah’tan hidayet olması, bir Mürşid-i Kâmilin manen bizleri çağırması demektir.

 

Yoksa bizim kendimize ait ne bir kuvvet ne de kudretimiz var. La havle vela kuvvete illa billahil aliyyül azim (Tahrim Suresi 8.) İnsanlardan ilmi ezeliyede kimlere ihsan edilmişse kâmil mazharından onlar çağırılmakta ve tahsil sonunda insanı asliyelerini onlar bulmaktadırlar. Çünkü onlar El ulemayı veresatül enbiya dırlar.(H.Ş.) Enfal Suresi 2. Ayeti kerimede Gerçek müminler yalnız o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalpleri korkarak ürperir, onlara ayetler okunduğu zaman imanlarını artırır ve onlar yalnız Rablarına tevekkül ederler buyrulmaktadır.

 

İşte zanlarımızdaki bir Resulullah (S.A.V.)tan değil, günümüzde onun varisi olan canlı Mürşid-i kâmillerden şefaat aramalıyız. Bir gün Resulullah (S.A.V.) Efendimiz kızı Fatma validemizi: Kızım Fatma Baban Peygamberdir diye güvenme, benden bugün ne elde edebilirsen ahirette kepçene o çıkacaktır. Dikkat et. Diye ikaz etmişlerdir. Bizler de günümüzdeki görevlendirilmiş İnsan-ı Kâmillerden şefaata nail olabilirsek ne mutlu bize. Çünkü Şura Suresi 13. ayetinde: Allah dilediğini kendine seçer ve kendine yöneleni de doğru yola eriştirir buyurulmuştur.

 

Pirandan himmet de aynıdır. Pir demek Mürşid-i Kâmil demektir. Mürşid-i Kâmile intisap eden bir salik onda meratip tahsilini, harfiyen teslimiyet ve sevgi bağlarıyla yaparsa himmetini fazlasıyla alacaktır. Teslimiyeti onun şahsına değil onun mazharından Âlemlerin Rabbine olmalıdır. Teslimiyette ve sevgide eksiklik himmet almayı engellediği gibi salikin vuslatını da durdurur. Çünkü salik himmet nisbetinde vuslat sağlayabilir. Bir salikin Mürşidinden aldığı feyz ve vuslatı başka hiçbir yerden elde etmesi mümkün değildir. Mürşid Allahla kulun arasına girmez ve giremez de. Çünkü Allah’la kulun arasında mesafe yoktur ki girsin. Kaf Suresi 16. ayetinde Ben kuluma şah damarından daha yakınım buyurulmuştur. Bir salik Nefsini bildiği zaman Rabbini bilmiş olacaktır. İşte o zaman kendi ayrı Rabbi ayrı olmadığını anlayacak ve kendi diye bildiği varlığın Hakkın varlığı olduğunu anlayacaktır. Böylece kendinden duyanın Rabbi, kendinden görenin Rabbi olduğunu bilip, şuhut edecektir. O zaman kendisinin Allah ın bir aleti olduğunu anlayacaktır. Ve artık Rabbini uzaklarda değil kendinde bilip şuhut edecektir. Mısri Niyazi H.z leri bir beytinde buyuruyor ki:

 

Sağı solu gözler idim dost yüzünü görsem deyu, 
Ben taşrada arar idim ol can içinde canan imiş,
Öyle sanırdım ayriyem dost gayridir ben gayriyem,
Benden görüp işiteni bildim ki ol canan imiş

 

Demek ki Allah zanda, hayalde değildir. Zerreden kürreye kadar her varlıkta Zatını ilan edendir. Zaten Ayet-i kerimede Lâ ilahe demekle senin zannındaki hayalden ibaret bir ilah yoktur. İllallah demekle de illa duyduğun gördüğün Allah vardır. Allah’ın Resulü: Siz Allah’ın Zatını düşünmeyiniz diyerek Allah’ın Zatını düşünmeyi yasaklamıştır. Onun için bizler Allah’ın Zatını tefekkür etmeyiz. Zira Allah’ın Zatında ikinci bir varlık yok ki onu düşünsün. Zatından sıfatlara tecelli etmeyince onu tefekkür de mümkün değildir. Bizler bu Âlemde onu sıfatlarıyla bilir ve şuhut edebiliriz. 


Kul Allah’ı hiçbir zaman bilemez de göremez de. Yalnız Men Arefe Nefsehu fakat Arefe Rabbehu (H.Ş.) hadisine mazhar olursa (Kim ki Nefsine Arif olur Rabbine de Arif olur) işte o zaman kendi değil, Rabbi Rabbini bilir ve görür. Zira Resulullah (S.A.V.) Efendimiz Rabbimi Rabbimle bildim ve gördüm buyurmuşlardır. Hadid Suresi 3.Hüvel evvelü ve Ahiri vel zahiri vel batın ve hüve bi külli şeyin âlim(Evvel benim, Ahir benim, Zahir benim, Batın benim) buyurulmuştur.

 

Allah aynı zamanda zahirim demektedir. Zahir ne demektir, açıkça görünen demektir. O halde bizler neden göremiyoruz çünkü gözlerimizde cahiliyet perdesi var, irfaniyetsizlik amalığı var. Onu irfaniyet ve kemalat olmadan kendi zannındaki gibi görmek istersen Len terani ya Musa Sen beni öyle göremezsin. Hitabına muhatap olursun. Musa (AS.) karşıki dağa bakıp ta eridiği gibi bizler de kendi varlık dağımızı aşk ateşiyle eritebilirsek, işte o zaman Musa’nın dediği gibi (benim zannımdaki gibi görmek isteyenlerin ilk tövbecisi ben olayım) diyerek bir irfaniyetle bilmenin ve görmenin mümkün olduğunu anlamış oluruz. Bunun için de bir Mürşid-i Kâmile gidip ameliyat olmak lazımdır. Bu ameliyat zahirdeki gibi kan akıtılarak yapılan bir ameliyat değildir. Kansız ve acısız olarak cehaletimizi irfaniyete tebdil etme, zanlarımızı müşahedeye tebdil etme ameliyatından ibarettir. O zaman ayrı bildiğimiz Rabbimizin bizlerde Rabbil has olarak, bizi bizle sevk ve idare ettiğini, Rabbimizi Rabbimizin bilip gördüğünü anlamış olacağız. Dolayısıyla Allah la kul arasında bir boşluk ve mesafenin de olmadığını idrak etmiş oluruz.

 

Cenabı Allahı zat ve mutlakiyet yönü ile yalnız iman etmeli ve ona küllü teslim olmalıdır. O nerededir, mekânı varmıdır gibi düşünüşlerden uzak kalmalıyız. Diğer enniyet yüzü ilede, onunla sevişmeli onunla konuşmalı onunla her türlü müşküllerimizi hal etmeliyiz. Yoksa o ne zanda bir Allah, ne de tecelli ettiği mahzarlar yönü ile görünen resimlerden ibaret değildir. O Celal yönü ile siyret cemal yönü ilede bütün mahzarlardan vechini ilan edendir. Mazharlar onun zuhur yeridir. Bir aynada insanın zuhur ettiği gibi.

 

İşte Allah’ın hidayeti, Resulullah (S.A.V.) Efendimizin şefaatı, piranın himmetinin hepsi Mürşid-i Kâmilin bizlere yaptığı ameliyat ve uyguladığı tedavide toplanmaktadır. Yeter ki teslimiyet, sevgi ve edep kaidelerine uyulsun. Salikin teslimiyet ve sevgisi nispetinde vuslatı ve himmet alışı vardır. Buna bilhassa dikkat etmek lazımdır. Müminlerden dua ise: Kuranı kerim enfal suresi ayet:2 Gerçek mümin şol kimselerdirki, Allah anıldığı zaman kalpleri titreyen, ayetler okunduğu zaman imanları artanlardır. Onlar yalnız Allaha tevekkül ederler. buyurulmaktadır. Böyle müminlerden dua istemek lazımdır. Zira onların mahzarlarından cenabı hak kemalatıyla zuhur edendir. Onlar emin beldeye ayak basmışlardır. Mertebesi yüksek bir salikin, aşağı mertebedeki bir salikin müşküllerini gidermesi, ilimle ona dua olduğu gibi, zahir ve batın yönüyle de ona faydalı olması demektedir. Zahir olarak da bir ihvanın diğer bir ihvan kardeşine dua etmesi onların ağızları birbirleri için günahsız olduğu için dua etmek müstecaptır. 

 

Allah cümlemizi Rabbimizin yolundan giden, teslimiyette, sevgide, edep ve ahlak güzelliğinde iki cihan serverine uyan kullarından eylesin. Âmin. Son nefese kadar daim etsin âmin.



Bu yazı 1051 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Mehmet Çerçi'den Ankara Mesaisi
    Mehmet Çerçi'den Ankara Mesaisi
  • Ümraniyespor 1-1 Manisaspor
    Ümraniyespor 1-1 Manisaspor
  • Gördes Belediyesinden hizmet atağı
    Gördes Belediyesinden hizmet atağı
  • Yunusemre Engelli Yaşam Merkezi açılışa hazırlanıyor
    Yunusemre Engelli Yaşam Merkezi açılışa hazırlanıyor
  • Manisa Lisesinde tenis kortu açılışı
    Manisa Lisesinde tenis kortu açılışı
  • Bebişler
    Bebişler
  1. Mehmet Çerçi'den Ankara Mesaisi
  2. Ümraniyespor 1-1 Manisaspor
  3. Gördes Belediyesinden hizmet atağı
  4. Yunusemre Engelli Yaşam Merkezi açılışa hazırlanıyor
  5. Manisa Lisesinde tenis kortu açılışı
  6. Bebişler
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Seracettin Sakıpağa'dan KSK'ye Can Suyu
    Seracettin Sakıpağa'dan KSK'ye Can Suyu
  • Karşıyaka’da 2 Bin Kişiyle Bayram Yemeği
    Karşıyaka’da 2 Bin Kişiyle Bayram Yemeği
  • Akhisar Türküleri - Beyoba Kahvesi
     Akhisar Türküleri - Beyoba Kahvesi
  • GÖRDES'İN 94 KURTULUŞ YILDÖNÜMÜ KUTLAMALARI
    GÖRDES'İN 94 KURTULUŞ YILDÖNÜMÜ KUTLAMALARI
  • Yunusemre Tanıtım Filmi
    Yunusemre Tanıtım Filmi
  • Muğla Büyükşehir Belediyesi
    Muğla Büyükşehir Belediyesi
  1. Seracettin Sakıpağa'dan KSK'ye Can Suyu
  2. Karşıyaka’da 2 Bin Kişiyle Bayram Yemeği
  3. Akhisar Türküleri - Beyoba Kahvesi
  4. GÖRDES'İN 94 KURTULUŞ YILDÖNÜMÜ KUTLAMALARI
  5. Yunusemre Tanıtım Filmi
  6. Muğla Büyükşehir Belediyesi
VİDEO GALERİ
sanalbasin.com üyesidir YUKARI